USD
3,8400
EURO
4,5239
ALTIN
154,1878

Oğlu Cengiz Aytmatov’u anlattı

ludağ Üniversitesi ile Türk Ocakları Bursa Şubesi ortaklığında düzenlenen “Türk Bilgi Şölenleri” çerçevesinde Cengiz Aytmatov anıldı.

Oğlu Cengiz Aytmatov’u anlattı
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen şölenin son gününde yapılan oturumda Cengiz Aytmatov’un diplomat yönü masaya yatırıldı. Panelde Kırgızistan eski Dış İşleri Bakanı ve Cengiz Aytmatov’un oğlu Askar Aytmatov, Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Barış Özdal ve Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fırat Purtaş konuşmacı olarak yer aldı.
Babası hayattayken onunla ilgili konuşmaktan her zaman kaçındığını söyleyen Askar Aytmatov, babasının mirasının devam ettirilmesi adına ölümünden sonra onun anıldığı toplantılara katılmaya özen gösterdiğini vurguladı. Çocukken babasına ait hatırladığı şeylerin başında onun çok iyi bir masalcı olmasının geldiğini kaydeden Aytmatov, “Babam ben sabah uyandığımda çalışıyordu. Babam ben akşam yatarken de çalışıyordu. Ömrünü hiçbir zaman boşa geçirmedi. Düzenli ve çalışkan bir insandı. Onun eserlerini nasıl ve hangi şartlarda yazdığını ben dâhil hiç kimse bilemez. Kendisine özgü bir çalışma disiplini vardı. Eserlerini yazarken çalışma odasında olurdu ve biz onu pek rahatsız etmemeye çalışırdık. Bana asla kötü bir söz söylemedi. Onu ne kadar sinirlendirsem de asla bana el kaldırmadı. Kendisi haklı olduğu zamanlarda bile beni üzecek şeyler söylemedi. Gerçekten iyi bir babaydı” dedi.
Sovyetler Birliği zamanında babasının diplomat olması sebebiyle dünyanın pek çok ülkesine gittiğini açıklayan Askar Aytmatov, ilk kez Türkiye’yi ziyaret edeceği zaman kendisini de götürmek istediğini söyledi. Babası ile böyle bir seyahat yapacak olmasından dolayı büyük bir heyecan duyduğunu vurgulayan Aytmatov, “Sovyetler zamanında sadece ülke yöneticileri, önemli diplomatlar ve bazı güvenilir aydınlar ülke dışına çıkabiliyordu. Babam da bu insanlardan birisiydi. Kendisi bir Türkiye ziyaretinde beni de yanında götürmek istedi. Ancak öylesine sıkı bir dönem vardı ki Cengiz Aytmatov’un oğlu ile Türkiye’yi ziyaret etmesi için gereken evrakların hazırlanması tam 3 gün sürdü. Sonunda benim de babamla birlikte gitmeme izin verdiler. Annem bir kulak burun boğaz doktoruydu ve benim de doktor olmamı istiyordu. Ancak ben Türkiye ziyaretimin ardından bir diplomat olmaya karar verdim. Türkiye’yi çok sevdim ve ikinci evim olarak görüyorum. Türklerin babama gösterdikleri sevgi, beni ayrıca mutlu ediyor ve gururlandırıyor” diye konuştu.
Zaman içerisinde diplomat olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini ve en sonunda Kırgızistan Dış İşleri Bakanlığı’na kadar yükseldiğini aktaran Aytmatov, bakanlığı sırasında babasının bir büyükelçi olarak kendisine bağlı çalıştığının altını çizdi. Profesyonel diplomatlığa babasından önce başladığını hatırlatan Aytmatov, “Babam benden sonra diplomat oldu. Daha farklı görevleri tercih etmedi. Büyükelçi olarak farklı ülkelerde görev yaptı. Ben bakan olduğumda babamın patronu oldum. Dış işleri bakanıyken babam bana bağlı büyükelçi olarak görev yaptı. Kırgız bir gazete bu duruma, ‘Bu çocuk böyle bir duruma nasıl cüret edebilir’ diye yorum yaptı. Ancak tabii babam her ortamda benden çok daha önce geliyordu ve bu durum son derece normaldi” şeklinde konuştu.
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fırat Purtaş ise yaptığı konuşmasında Cengiz Aytmatov’un 20 yıl boyunca diplomat olarak çalıştığını hatırlattı. Bu süre boyunca başarılı bir büyükelçilik görevini sürdürdüğünü kaydeden Purtaş, “Ne kadar başarılı bir diplomat olursa olsun, Aytmatov cesur bir yazar, romancı, barış elçisi ve filozof olarak tanıyoruz. Dünya onu bir yazar olarak tanıyor. O, evrensel değerleri savunan, insanları barışa davet eden, çevre hassasiyeti yüksek olan, kendi vatanına çok düşkün bir insan olarak tanıyor. Hümanizm yönü ön plana çıkıyor. Türk dünyasının ulu şahsiyetlerinden birisi olarak, bizi gururlandıran en önemli yanı da dünya çapında tanınan bir yazar olmasıdır. Eserleri 180’den fazla dile çevrilmiş biridir” dedi.
Oturumun moderatörlüğünü yapan Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Özdal da emeği geçen herkese teşekkür etti. Aytmatov’un diplomatik kariyerine 1990 yılı öncesinde başladığını açıklayan Özdal, Işık Gölü Forumu ile diplomatlık çalışmalarında zirveye çıktığını kaydetti.

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM