USD
3,9569
EURO
4,6432
ALTIN
162,7516

“KHK Gölgesinde Anayasa” panelleri sürüyor

Bursa Barosu tarafından düzenlenen ve İstanbul Barosu Önceki Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın konuk olduğu “KHK Gölgesinde Anayasa” paneli gerçekleştirildi. Kocasakal, “16 Nisan oylaması bir genel seçim değil. Bir siyasi partiye oy verilmeyecek. Yani evet veya hayır çıkarsa kazanan veya kaybeden partiler olmayacak. Ya Türkiye kazanacak, ya Türkiye kaybedecek” dedi.

“KHK Gölgesinde Anayasa” panelleri sürüyor
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bursa Barosu Anayasa Komisyonu tarafından düzenlenen “KHK Gölgesinde Anayasa” panelleri sürüyor. Bu kapsamda Buttim Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğin konuğu İstanbul Barosu Önceki Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal oldu.

Panelin açılışında konuşan Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, bu tip panellerle Anayasa değişikliğinin ülkeye neler getireceğini veya neler götüreceğini anlattıklarını ifade etti. Hukukçu kimliğiyle değişikliğin sakıncalarına veya varsa faydalarına değindiklerini söyleyen Altun, “Avukatlar anayasa değişikliğini konuşmaya başladığında ‘siyaset yapıyorlar’ diye eleştiriliyor. Ancak Anayasayı neredeyse biz hariç herkes konuştu. Kabzımallar, sokaktaki vatandaş, iş adamı, hakemler, futbolcular, Futbol Federasyon Başkanı, türkücü, şarkıcılar. Ama biz hukukçular konuşmaya başlayınca siyaset yapıyorsunuz deniliyor. Hatta bazıları, ‘siz bütün avukatların temsilcisisiniz, sadece bir kesimin değil, neden tek bakış açısını dile getiriyorsunuz’ dediler. Oysa bizler tek bakış açısını dile getirmiyoruz. Doğruları ve yanlışları ortaya koyuyoruz. Biz siyaset yapmıyoruz, her zaman söylediğimiz gibi biz hukukun siyasetini yapıyoruz. Çünkü avukatlık kanununun bize yüklediği bütün sorumlulukları yerine getirmek ve hukukun üstünlüğü ile rejimi savunmak zorundayız” dedi.

UZLAŞILAN 65 MADDE NEREDE?

Sivil bir anayasaya ihtiyacının yadsınamaz bir gerçek olduğunu belirten Altun şöyle konuştu:  “Mevcut anayasa 17 kez değiştirilerek 113 maddesi revize edildi. Zaten geçici maddeleriyle birlikte 197 maddeden bahsediyoruz. Anayasanın neredeyse yüzde 65’i 1982’den günümüze kadar zaten değiştirilmiş. Eğer müsaade edilseydi 24’üncü dönemde daha fazlası değiştirilecekti. Çünkü 65 madde üzerinde uzlaşılmıştı. Ancak önümüzdeki değişikliğe baktığımızda bu uzlaşılan 65 maddeden hiç biri yok. Yeni değişiklikle; barolara, odalara, akademik kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına, Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçirerek kayyum atanabilecek. İdari yapılandırmalarda Cumhurbaşkanına illeri birleştirme, illeri bir gecede köy yapma yetkisi de veriliyor. Bu bize tabii eyalet çağrışımlarını da getirmiyor değil. Tüm bu yetkileri ve fazlasını bir kişinin elinde bulundurmasına izin verecek bu değişikliği hukukun üstünlüğüne inanan kişiler olarak onaylamamız mümkün değil elbette” şeklinde konuştu.

ÇANAKKALE RUHU YENİDEN KURULMALI

Birlik ve beraberliğin tesis edilerek Çanakkale ruhunun yeniden kurulması gerektiğini söyleyen Altun, “Toplumsal uzlaşının, toplumsal birlikteliğin, Çanakkale ruhunun yeniden kurulması gerekiyor. Peki biz Anayasa değişikliğine bu ruh ile mi gidiyoruz? Değişikliği eleştiren, itiraz eden herkes çeşitli terör örgütleriyle yan yana gösteriliyor. Uzlaşı ve birliktelik ruhunun olmadığı bir ortamda herkesin ve ülkemizin geleceğini etkileyen sağlıklı ve art niyetsiz bir Anayasa değişikliği nasıl yapılabilir. 16 Nisan akşamı sandıklardan ‘hayır’ çıkması halinde ülkede hiçbir hükümet değişikliği olmayacak. İktidar partisinin 15 yıl yönettiği gibi ülkemiz yine yönetilmeye devam edilecek” diye konuştu.

16 NİSAN SIRADAN BİR OYLAMA DEĞİL

Altun’un ardından konuşan Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, hiçbir yere ‘hayır’ propagandası yapmak için gitmediğini söyledi. Kocasakal, “Ben evet demeyi düşünen yurttaşlarımızın neye evet diyeceklerini, hayır demeyi düşünenlerin neye hayır diyeceklerini bilmesini temin etmek için gidiyorum. Çünkü bir şeyi bileceksiniz ki ona göre bir fikir ortaya koyasınız” dedi. Anayasa değişikliğinin sıradan bir oylama olmadığını söyleyen Kocasakal, “Bu bir genel seçim değil. Bir siyasi partiye oy verilmeyecek. Yani evet veya hayır çıkarsa kazanan veya kaybeden partiler olmayacak. Ya Türkiye kazanacak ya Türkiye kaybedecek. Hepimiz de aynı gemideyiz. Bu meseleye takım tutar gibi,  bir parti yandaşlığı ya da karşıtlığı veya bir kişiye duyulan sevgi ya da karşıtlıkla bakamayız” diye konuştu.

“OLMAK YA DA OLMAMAK” OYLAMASI

16 Nisan oylamasını William Shakespeare’in ünlü eseri Hamlet’te söylenen ‘Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!’ sözüne benzeten Kocasakal, “Türk milleti 16 Nisan’da ciddi bir sınava girecek. Bu olmak ya da olmamak oylaması. Bağımsız, üniter bir devlet olmak ya da olmamak. Hukuk devleti olmak ya da olmamak. İşte bunu oylayacağız” diye konuştu. ‘Hayır’ demenin hiçbir riski olmayacağını da vurgulayan Kocasakal, ‘evet’ çıkması halinde ise meçhule giden bir geminin kalkacağını ve bu geminin ise bir parçalanmaya gideceğini ifade etti.

GRAHAM FULLER’İN YENİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ KİTABINA BENZETME

Kocasakal şunları söyledi: “Bütün yetki ve güçlerin denetimsiz bir şekilde tek bir kişinin elinde toplanmasının arkasındaki proje sahibi Amerika emperyalizmi ve Avrupa Birliği emperyalizmidir. CIA Milli Haber Alma Konsey Eski Başkan Yardımcısı ve Türkiye İstasyon Eski Şefi Graham Fuller’in yıllar önce yazdığı ‘Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde ne tesadüftür ki şu an mevcut hükümetin bütün siyasi argümanlarını oluşturan kavramlar bir bir anlatılmıştır. Fuller, ‘Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ kitabında Türkiye’yi Türk devleti olmaktan çıkarma projesini Osmanlıcılık diye gösteriyor. Fuller ve arkadaşları, 1980’li yıllardan itibaren ‘Atatürkçülük ölmüştür. Ulus devletler dönemi bitmiştir. Türkiye, Osmanlı gibi çok kültürlü, çok dinli ve çok ırklı bir yapıyı benimsemelidir. Bunun için en iyi yol Ilımlı İslam’dır. Etnik kimlikler kendilerini ifade edebilmelidir’ diyorlardı. Mevcut hükümetin siyasi argümanlarına bakarsanız ne kadar benzediğini göreceksiniz.”

Kocasakal sözlerini şöyle noktaladı: “550 kişiyi ikna etmek ve ülkedeki tüm kurumları sistemi aşmak, 1 kişiyi ikna etmekten daha zordur. Buradaki amaç bütün kuvvetleri tek kişi üzerinde toplayarak o tek kişi üzerinden ülkeyi teslim almak ve parçalanmaya götürmektir. Bunların hepsini belgeleriyle ortaya koyuyorum. Eğer tek adamlık, hükümdarlık, padişahlık bu kadar iyi bir şey olsaydı dünya insanları bunu ortadan kaldırmaya, dolayısıyla başka bir sisteme gitmeye neden ihtiyaç duydu. Çünkü görüldü ki bütün kuvvetlerin yetkisi tek kişinin elinde olursa ne hukuk, ne can, ne de ırz güvenliği olur.”

Etkinliğin sonunda Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun tarafından Kocasakal’a teşekkür plaketi verildi.

 

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM